11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Sayfa 61 Cevapları – Apologistler ve Skolastik Düşünce
- Sınıf Felsefe dersinde Hisar Yayınları’nın 61. sayfasına ait cevapları mı arıyorsunuz? İşte özetle, ilk Hristiyan düşünürler olan Apologistler, Hristiyanlığı felsefe aracılığıyla savunarak inancı akılla uyumlu hale getirmeye çalışmışlardır. Hristiyanlık felsefesi için önemli bir dönem olan Skolastik düşünce ise, gerçeğin dinin dogmalarında bulunduğunu kabul ederek bu dogmaları akıl ve mantık yoluyla sistemleştirmeyi amaçlamıştır. Skolastik dönemde felsefe, dinî bilgileri mantıksal bir düzen içinde açıklayan ve temellendiren bir araç olarak görülmüştür. Bu özet, felsefe dersi konularına hazırlık yapmanıza yardımcı olacaktır.
- Sınıf Felsefe Ders Kitabı 61. Sayfa Cevapları: Apologetik ve Skolastik Düşünce
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 61
Soru 1: İlk Hristiyan düşünürler olan apologistlerin Hristiyanlık açısından önemi nedir?
Kısa Cevap: Apologistler, Hristiyanlığı felsefe yardımıyla savunmuş ve inancı akılla uyumlu göstermiştir.
Özgün Açıklama: İlk Hristiyan düşünürler, yeni ortaya çıkan dinin eleştirilere karşı korunması ve anlaşılması için felsefi kavramlardan ve akıl yürütmeden yararlanmıştır. Apologistler, Hristiyanlığın yalnızca vahye değil, aynı zamanda akla da hitap eden bir öğreti olduğunu savunmuştur. Böylece hem inancı temellendirmiş hem de dinî düşüncenin entelektüel zeminde kabul görmesine katkı sağlamışlardır.
Soru 2: Skolastik Dönem Hristiyan düşüncesinin temel özellikleri nelerdir?
Kısa Cevap: Skolastik düşünce, gerçeğin dinin dogmalarında bulunduğunu kabul eder. Amaç, bu dogmaları akıl ve mantık yoluyla sistemleştirmektir.
Özgün Açıklama:
Skolastik filozoflar, hakikatin zaten din tarafından verildiğini düşünmüş, bu nedenle yeni bir gerçek arayışına yönelmemiştir. Felsefenin görevi, mevcut dinî bilgileri mantıksal bir düzen içinde açıklamak ve temellendirmek olmuştur. Eğitim faaliyetleri büyük ölçüde kilise okullarında ve ilk üniversitelerde yürütülmüş, özellikle Aristoteles’in mantık anlayışı temel yöntem olarak benimsenmiştir. Bu yaklaşım, felsefenin dinî öğretiyi destekleyen bir araç hâline gelmesine yol açmıştır.



